1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Mizofoni: Sessizliğe Hapsolanların Hikayesi

Mizofoni: Sessizliğe Hapsolanların Hikayesi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Etrafınızdaki bazı kişiler, sese karşı aşırı hassasiyet hastalığına sahip olabilir ancak bunun farkında olmayabilirler.

Bu durum, “Onu sallama, şunu yavaş çiğne, klavyeye hızlı basma, TV’nin sesini kıs.” gibi uyarılarla günlük yaşamınızı zorlaştırabilir.

Fakat, bu bireylerin yaşadığı zorlukları anlamak daha da önemlidir. Kimsenin duymadığı seslere odaklanarak kendilerini yiyip bitirdiklerini düşünmek dahi düşündürücüdür.

Bu noktada, Mizofoni hakkında bilgi edinmekte fayda var.

MİZOFONİ TERAPİ İLE İYİLEŞİYOR

Uzmanlar, mizofoni adı verilen bu durumun bireyleri öfkelendirebildiğine dikkat çekiyor. “Bazı insanların kanını beynine sıçratan bu duruma ‘mizofoni’ diyoruz. Sosyal ilişkilerinde zorluk çeken mizofonikler, ‘Kabul ve Sadakat Terapisi’ ile yaşadıkları rahatsızlığa karşı daha fazla tolerans geliştirebilirler” açıklamasında bulunuyorlar.

HAYATINIZI NASIL ETKİLİYOR?

Mizofoni, Yunanca kökenli “misos” (nefret) ve “fone” (ses) kelimelerinin birleşiminden meydana geliyor.

Mizofonisi olan kişiler, insanların doğal olarak çıkardığı seslere aşırı derecede tahammül edemez. Bu sesler genellikle yoğun duygusal tepkilerle birlikte gelir ve bu durum da kişilerin seslerle başa çıkmaya çalışırken takıntı haline girmelerine sebep olur.

Başarısız olduklarında ise bu seslerden kaçmaya çalışarak yaşam alanlarını daraltmaya başlarlar.

KATLANAMADIKLARI SESLER

Mizofoniklerin tahammül edemedikleri sesler arasında; sakız çiğneme, nefes alıp verme sesleri, yemek yerken çıkan sesler, vücut parçalarının sürtünmesiyle oluşan sesler, tırnak kesme, dudak şapırdatma, horlama, yüksek sesle yutkunma gibi durumlar yer alıyor.

GÜNDELİK HAYATTAN KOPARABİLİR

Bu seslere karşı yoğun bir öfke, kaygı ve iğrenme gibi duyguların yaşanması, bireylerin kaçınma davranışlarını arttırarak günlük hayattaki işlevselliklerini kaybetmelerine yol açabilir.

TEDAVİSİ

Mizofoni, psikolojik bir tanı olarak ayrı bir kategoride ele alınmasa da Obsesif Kompulsif Bozukluk spektrumunda değerlendiriliyor. Kabul ve Sadakat Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy) sayesinde kişilerin bu rahatsızlıkla başa çıkmaları için gerekli beceriler kazandırılıyor ve psikolojik esneklik sağlanarak işlevselliği etkileyen durumlarla başa çıkmaları destekleniyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Mizofoni: Sessizliğe Hapsolanların Hikayesi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Atakum Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!